AYNA AYNA SÖYLE BANA VAR MIYIM BU DÜNYADA BEN

187 gündür uyanıp bir bardak su ile demir ilacımı içip bir bardak ılık suya sirke damlatıp ikinci bardak suyumu içiyorum. Saat onda kahvaltımı yapıp gün içinde neler yapacağımı kaba taslak planlıyorum. Planlarım çerçevesinde günü geçiriyorum. Planlarım dışında pek bir şey gelişmiyor. Bu hükmü buraya yerleştirdikten sonra iç sesim müdahale ediyor (Aslında yaşadığım anı oluşturuken kendimi hiçbirşey yapmıyormuş gibi sıradan hissediyorum. Ne yapıyorsun sorusuna hiçççç cevabını veriyorum. Anın içindeki yalınlığın bununla bir ilgisi var sanırım. Hep olup bitiveriyor ve gelip geçiveriyor zaman, ben bunu seyredemiyorum. Kendime seyirci olamıyorum). Günü geçirirken soluğu çoğu zaman evimin çok yakınındaki parkta alıyorum. Yürüyüş yapıyorum sıklıkla;parktaki ağaçları anlamlandırıyorum. Boş bankları ,dolu bankları, lise çağındaki gençlerin parktaki flörtleşmelerini izliyorum. Çimenlerin arasından sıyrılıp kendini gösteren çiçeklere hayranlık duyuyorum. Eve döndüğümde de aynaya bakıyorum acaba biraz incelmiş miyim? Saçımın rengi açılmış mı? İç bacaklarım mı kalınlaşmış acaba ? Göz altı torbalarım bugün çok mu belirginleşmiş sorularına cevap vermeye çalışıyorum. Soru işaretlerimin bulunduğu havayı kara bulutlar sarıyor aniden ve rengimin solduğunu, ayna karşısındaki görüntümün giderek bulanıklaştığını fark ediyorum. Ayna karşısında incelmeyen vücut ölçülerime inat her geçen gün biraz daha biraz daha eksiliyorum. Dünyada kapladığım alan azalmıyor ama bulanıklaşıyor. 4 gün sonra 30 yaşıma gireceğim. Otuz yaşıma nasıl girilir hiçbir fikrim yok. İnce ruhlu bir arkadaşım doğum günüm nedeniyle bana hediye almak istediğini ve neye ihtiyacım olduğunu sordu. Ben de evdeki aynanın eskidiğini düşünüp ayna istedim. Dün balkonda kahve içerken kapı çaldı açtım . PTT çalışanı; Tc kimlik numaramı istedi. Söyledim. Neyse şuraya bırakayım buradan alır nasılsa kapı açık derken paketi almak için uzattığım eli görmüyordu. Kapının önüne paketi bıraktı asansöre binip gitti. İnsan bi iyi günler demez mi canım? “Sana da iyi günler PTT çalışanı bey” diye de sinirlenerek bağırdım arkasından. Biraz şüphelenmiştim. Beni görmüyor muydu acaba? Bu düşünce kılcal damar çatlaması gibi. Ağır ağır sarıyor insanın içini sızı sızı… Neyse paketi açtım. İçinden ayna çıkacağını da tahmin ediyordum zaten. Aynadaki yansımamla biraz neşem yerine gelir diye düşünüp aynayı duvara yasladım geçtim karşısına . Aynada kendimi göremiyordum . Biraz yaklaştım, sonra uzaklaştım, saçlarımı savurdum, gülümsedim, aynada kendime dair bir gölge dahi görünmüyordu. İçinden çıkamayacağım bir paradoksa dönüşmeye başladı bu durum. Lavaboya gidip yüzüme biraz su vurdum. Tekrar aynanın karşısına gelip baktım, sadece yüzümdeki su damlaları görünüyordu. Ayna bozuk değildi. Ama ben de yok değildim. Var mıydım yok muydum! Yoksam ya yoksam… Hemen telefonu elime alıp arkadaşımı aradım, ona son bir saatte olanları uzata uzata anlattım. Biraz da konuşmak istiyordum galiba biriyle. Hediye olarak aldığı aynanın geldiğini ama beni göstermediğinden ve ruh halimden bahsettim biraz. Ruh halimi ve düşüncelerimi nasıl değiştireceğimi bilmediğini söyledi. Biraz da aldığı hediyeye teşekkür etmediğim ve sorun oluşturduğum için bana kızmıştı sanırım, ya da böyle hissetmiştim. Ama aynayı iade edebiliriz sen beğenmediysen dedi. Ben de bu aynadan ve yokluğumdan kurtulmak için bunun iyi fikir olduğunu söyleyerek olur dedim. Ve telefonu kapattık. Aynayı paketlemeden önce tekrar baktım ve yoktum ben. Yansımıyordum bir aynaya. Aynayı bir an evvel paketleyip iyice bantladım. İade formunu doldurdum. Formdaki “iade sebebiniz nedir?” sorusuna; “ayna beni göstermiyor ve aynada görünmüyorum” yazdım.

HANIM GÜLER

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir