Düğmeler

“Otomatizasyon sürdükçe insanın tüm organları kuruyup gidecektir – düğmeye basan parmağı dışında.” diyor Frank Lloyd Wright. Ne kadar derin anlamlar barındırıyor aslında tek bir cümle. Farkında olmadan kaç düğmeyle bir hayat yaşıyoruz sayamayız sanırım. Günlük rutinimize girmiş binlerce düğme ve tek bir hareketimizle oldurduklarımız var. Evi temizlerken, bulaşıkları yıkarken, televizyon seyrederken ve daha bir sürü şey yazmadığım. Görünüşe bakılırsa işimiz epey kolaylaşmış eski zamanlara göre. Çevremizdeki dünyayı düğmelerle denetliyoruz sanki. Mesela televizyon seyrederken sevmediğimiz biri çıkar karşımıza ve tek bir hareketle onu ortadan kaldırıveririz. Siz isterseniz vardır bir şeyler siz istemezseniz yoktur. Bu kadar basittir başlatıp bitirebilmek. Peki düğmeye basan parmağın dışında kuruyup gidecek olan organlara ne olacak?

     Gittikçe hissizleştiğimiz, duyguları görmezden geldiğimiz böyle bir zamanda durup düşünmek lazım her ‘tık’ la kendimizden neler götürdüğümüze. Zaman değişiyor, ayak uydurmak lazım elbette. Ama ayak uyduralım derken bizi esir almasına izin vermeden. Kendi irademizle karşı koyarak, hayır diyerek. Teknolojiye, zamana direnemeyebiliriz belki ama eksilen duygularımız için direnebilmeliyiz. Başlatıp bitirebilmek elimizde dedim yukarıda verdiğim örnekte. Belki bu çok acı vermez insana, bu bir tercihtir, nasıl arzu edersek öyle olsun istiyoruzdur. Onun yerine nice hayatları söndüren, insanları sakat bırakan, sadece bedeni değil ruhu da yaralayan o savaşların, bombaların başlatıldığı düğmeleri düşünmek lazım bir de. Basit bir hareket aslında, saniyelik bir dokunuş. Vereceğin acıyı zerre hissetmeyeceğin bir ‘tık’. Biri dokunur ve bitirir. Bir ülkeyi, bir çocukluğu, bir gençliği, bir sevdayı, bir baharı… Ve sonra nasıl olur da kurumaz o insanın her şeyi, düğmeye basan parmağı dışında.

İnsanız, üzülüyoruz ve her üzgünlüğümüzde de gökyüzüne bakıyoruz…  

                                                                                                                                                                     Merve TAHİR

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir