Kim Bilir?

Dünya alabildiğine doludur. Bakışları, gülüşleri, hüzünleri, öfkeleri birbirine  benzeyen insanlarla. Herkeste hep bir ötesine geçmek, daha fazlasını almak hissi vardır. Ama bilmez ki insan aradığı şeyi bulunca mutlu da olmaz. Çünkü bu dolu dünyada kimse yetinmek nedir bilmez. Belki bir yerlerde unutmuştur kim bilir. Oysa her insanın bir ömrü, bir zamanı vardır yazılı. Onu neden fütursuzca harcar ki insan? Karnın toksa, sevdiklerin yanındaysa, bir de şöyle demli bir çay içebiliyorsan budur mutluluk. Yazınca bile garip geliyor insana aslında  ‘karnın toksa, sevdiklerin yanındaysa’ lafı. Tuhaf gelir evet ama bir gün o sevdiklerini birer birer kaybedince o zaman anlam bulur işte o garip laf. Biçilen ömür ne zaman bitecek bilinmez, belki bir kuş uçumu yakınlığındadır, belki çok uzakta. Yani hep buradaymış gibi ve aniden uçup gidecekmiş gibi. Bir var bir yok gibi. Yokluğu hissetmek kolay da anlatması biraz zor sanki. Varken kıymeti olmaz da gittiğinde kıymetlenir ya hani bazı şeyler, bazı insanlar. İşte öyle bir şey. Kaybettiğimiz şeyler var. Hem de hepimizin. Yüreğinde, aklında, fikrinde, belleğinde, mahallesinde belki. Sanki mutluluğu da bu kaybettiğimiz yerlerde bıraktık. Bize baka baka gitti ama biz  dönüp ardımıza bile bakmadık. Belki de bakarsak bırakamayacaktık kendimizi. Vazgeçemeyecektik. Başka bir iş için, başka bir yer için, daha çok için… Fark edemedik asıl güzel olanın, asıl bizi mutlu edenin ne olduğunu. Biz onu fark edemedik, o da bize daha fazla katlanamadı sanırım. Çekti gitti sonra bir gün. Sadece o mu gitti, onunla birlikte daha neler neler gitmedi ki! Hem de esen yel ile gitti giden. Sevgiler gitti, sahici yürekler gitti. Gitti işte! Keşke gidilen yer dönülecek bir yer olsaydı. Yollarda kalmasaydı gözler. Hani vardı ya ‘karnımızın tokluğu, sevdiklerimizin yanımızda var oluşu’, yetseydi bize keşke. Keşke gücendirmeseydik bu kadar, hep yanımızda kalsalardı. Bir var olup bir yok olacağımız bu kısa ‘an’dan mutlu çekip gidebilseydik. Belki bir gün gücenik yerlerden dönerler. Kim bilir… Vakitlice gelsin de, o da yeter sanki.

 

Bıraktığımız gibi bulabilmek dileğiyle…

MERVE TAHİR

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir